Anasayfa » Oturumlar » III. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi Açılış Konuşmaları
III. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi Açılış Konuşmaları

III. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi Açılış Konuşmaları

“Türkiye-Türk Dünyası İlişkilerinin Dünü Bugünü Yarını” başlıklı kongremizin açılış konuşmasını TESAM Genel Başkan Yrd. Yıldırım Deniz yaptı.

Akabinde kürsüye TESAM Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Prof. Dr. Hasan KÖNİ çıktı. Kongre ile ilgili temennilerini dile getiren Köni, TESAM başkanı M. İlyas BOZKURT’a ve organizasyon ekibine teşekkürlerini sundu.

Köni’nin ardından protokol konuşmalarını yapmak üzere Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Muavin Konsolosu Ramiz Hacızade kürsüye çıktı. Hacızade, Türkiye ve Türk Dünyası ilişkileri için kongrenin büyük önem arz ettiğini belirttikten sonra, böyle bir çalışmanın gerçekleşmesinden duyduğu hoşnutluğu ifade etti.

Hacızade’nin ardından Kazakistan Büyükelçisi Abzal Saparbekuly protokol konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıktı. İlk defa 1992’de Türkiye’ye geldiğini belirten Saparbekuly, geldiği dönemde kendisini Kazak olarak tanımladığını, Kazakların da Özbeklerin de Kırgızların da Türk olduğunu Türkiye’de öğrendiğini ifade ederek Türk dünyasının birbirinden ve köklerinden nasıl ayrıştırıldığına vurgu yaptı. Ortak kimliği ve geçmişi hatırlamanın, ata yurduna sahip çıkmanın önemine değindi.

 

Devamında TESAM Başkanı Muhammet İlyas BOZKURT ise kongre hakkında bir değerlendirme konuşması yaptı.

Türk birliğinin imkânı ve önemine değinen Bozkurt: “Türk birliği” denilince panik atak krizine girenler olduğunu görüyoruz. Aşağılık kompleksinden çıkıp cesur olmamız gerek. Cesur ve dik durmalı ancak akıllıca hareket etmeliyiz.
6 bağımsız Türk Devleti birleştiğinde yüzölçümü 5 milyon kilometrekareye, nüfusu 150 milyona, ekonomik büyüklüğü 2,2 trilyon dolara ulaşıyor. Bu veriler bizi dünyada ilk 10 içerisine sokuyor. 2050 projeksiyonundan bakıldığında ise zirvede olmak işten bile değil.
Ancak Türk Birliği teşekkül ederken Türk devletlerinin bir araya gelerek eşit bir masadaki üst kurulda temsil edilmeleri gerekir. Türk birliği kurulsun demek herkes gelsin Türkiye’ye tabi olsun demek değildir. Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan yıkılsın; Türkmence, Özbekçe unutulsun; kültürleri yok olsun demek de değildir. Oluşacak birlik hiç kimsenin yerel kültürünü yok etmemeli. Ama bir üst kimlikte birleştirmeli. Üst bir çatı kültür oluşmalı.” dedi.